Kategori arşivi: GÜNEY AMERİKA

SUCRE / BOLİVYA

Temmuz 2010

Sucre’ye gidişimizle birlikte yavaş yavaş Bolivya hayatına alışmaya başlıyoruz. Garipliklerin ardı arkası kesilmiyor.

Sucre beyaz ve güzel binalarla dolu, sakin bir yer. Her ne kadar başarılı olunması uzuuuuuuun zaman alsa da Güney Amerika’da bağımsızlık hareketlerinin başladığı şehir burası.

Bizim içinse enteresan pazarlar şehri. Geldiğimiz gün büyük bir pazara gidiyoruz. Büyücüler, kurşun döküp fal bakanlar, langırtlar, bolca yiyecek ne ararsanız var. Evet bizim bildiğimiz usülde kurşun döküyorlar 🙂

CIMG4689 (Medium)

SUCRE / BOLİVYA yazısına devam et

ATACAMA ÇÖLÜ – SALAR DE UYUNI JİP SAFARİSİ

Atacama Çölü‘ndeyken bizi en çok heyecanlandıran şeylerden biri Bolivya’daki Salar de Uyuni Tuz gölüne 4×4 jiplerle safari yaparak gidilebildiği oldu.

Bu turu yapan şirketlerden birine gidip bilgi almak istedik. Safari sırasında delice irtifa kazanılacağı için yükseklik hastalığını düşünüyorduk. Turu satan kadın Atacama Çölü’ne karadan mı yoksa uçakla mı geldiğimizi sordu. Arantin – Şili sınırı 3000mt yükseklikte. O sınırı sorunsuz geçtiyseniz bir daha yükseklik hastalığı derdiniz olmaz, dedi ama aslında bizi kandırmış.

Turda yanımızda Engin de vardı. Kişi başı 130$ gibi bir para ödedik. 4 gün tur. Konaklama, yemek, ulaşım dahil.

İşte jipimiz ve jipteki komşularımız.
CIMG4551
ATACAMA ÇÖLÜ – SALAR DE UYUNI JİP SAFARİSİ yazısına devam et

ATACAMA ÇÖLÜ / ŞİLİ

Güney Amerika gezimizin masalsı kısmına geçiyoruz yavaş yavaş. İstikamet San Pedro de Atacama, yani Atacama Çölü ’nün bulunduğu kasaba, yani dünyanın en kurak yeri.

3000 metre yükseklikte sınırı geçiyoruz. Efsanevi yükseklikler için de bir intro oluyor bizim için. Pasaportları çaldırdıktan sonraki ilk sınır geçişimiz olduğu için biraz heyecan yaşıyoruz ama neyse ki sorun olmuyor.

San Pedro de Atacama kumun, tozun içine kurulmuş bir yer. Buradaki herkes turizmle uğraşıyor bir şekilde. Biraz da nasıl desem, herkes uçmuş bir halde.. Köpeklerin bile kafası güzel sanki 🙂

CIMG4245

ATACAMA ÇÖLÜ / ŞİLİ yazısına devam et

SALTA / ARJANTİN

Salta ’yı birkaç kelime ile özetlemek mümkün: şahane yemekler, kaktüsler, değişik ağaçlar, kaktüsler, fantastik doğal oluşumlar, kaktüsler, Engin ve kaktüsler… Aslında kısaca KAKTÜSLER…

CIMG4174

Buenos Aires’ten alıştığımız üzere yine uzun bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu sefer kaktüslü (kaktüs resimli 🙂 ) otobüslerdeyiz. Ne de olsa her yer kaktüslerle dolu olacak. Güney Amerika’da geçen 3 aylık sürede birbirimizden başka tanıdık kimseyle karşılaşmamış, konsolosluk dışında neredeyse kimseyle Türkçe konuşmamıştık. Şimdi Salta ’da Engin Kaban’la buluşacaktık, bizi bekliyordu. Salta’ya gittiğimizde yine kış olmasına rağmen oldukça güneşli bir havayla karşılaştık.

SALTA / ARJANTİN yazısına devam et

BUENOS AIRES – 2

Previously on bigezipgelelim.biz…

Kahramanlarımız pasaportlarını çaldırırlar, konsolosluk “Bi gezin gelin biz pasaportlarınızı hazırlarız.” der.. Kahramanlarımız bu arada Cordoba’nın keyfine varırlar fakat konsolosluktan ses çıkmamaktadır. Olaya el koymaya karar verirler ve Buenos Aires’e doğru 1000 km’lik yolculuk başlar. 1000 km dediğin nedir ki? Bugün var yarın yok…

Buenos Aires’e gelmeden Estefania ve Eric ile tekrar bağlantı kurduk. Bu sefer Estefania’nın evi uygun. Buenos Aires’in banliyölerinden birinde oturuyorlar. Ramos Mejia… Yine sıcak bir şekilde karşılanıyoruz.

CIMG3970

BUENOS AIRES – 2 yazısına devam et