Kategori arşivi: KOŞU & BİSİKLET

FRANSA BİSİKLET TURU YERİNDE NASIL İZLENİR?

Bisiklet yarışlarında sezon açılıyorken Fransa Bisiklet Turu yazılarına giriş yapayım dedim.

Fransa Bisiklet Turu
Yıllarca evde Eurosport’tan Sarper Günsal, Caner Eler, Berkem Ceylan ve İnan Özdemir’in sesi ile dinlediğimiz, acayip keyif aldığımız, hastası olduğumuz yarışı yerinde izlemezsek olmayacaktı. Önce hedefi küçük tuttuk. Belçika’daki tek günlük yarış Ronde van Vlaanderen’i izlemeye karar verdik. Tek günlük ne de olsa, organizasyon kolay olacaktı. Üstelik en sevdiğim yarış. Planlar yapıldı. Tam biletler alınacak, bizim şirketin yarış haftasında denetime gireceği haberi geldi ve hayaller suya düştü. Ben de karşı atağa geçerek madem planlarım iptal oluyor, ben de yazın 2 hafta izin alırım, dedim ve Fransa planını patlattık.

Fransa Bisiklet Turu nedir?

Bu kısmı Fransa Bisiklet Turu, asıl adıyla le Tour de France, nam-ı diğer Tour hakkında bilgisi olmayanlar için yazayım. Fransa Bisiklet Turu 21 günlük bir yarış. Her sene Temmuz ayında yapılıyor. 1903 yılından beri devam ediyor. Yarışın geçeceği kasabalarda hayat duruyor, tüm gündem Tour oluyor. Balkonlar ve dükkanlar süsleniyor, bisikletler, bayraklar asılıyor, insanlar cafelerde veya sokaklarda yarış izlemek için toplanıyorlar. Muhteşem bir gelenek. Dünyanın en prestijli çok etaplı yarışı.

Sadece yarışın kendisi değil, yarış karavanları, gazetesi, çılgın seyircileri ve El Diablo gibi sembolleşen kişileri ile de yaşanması gereken bir tecrübe.

FRANSA BİSİKLET TURU YERİNDE NASIL İZLENİR? yazısına devam et

KO KRED ADASI VE TAYLAND’DA BİSİKLET HAYATI

Ko Kred Bangkok’tan geçen Chao Phraya nehrinin üzerindeki bir ada. Aslında burası eskiden ama çoook eskiden ana karanın bir parçasıymış. 1722 yılında bu kara parçasında bir kanal açarak ulaşımı kolaylaştırmayı hedeflemişler. Nehir ulaşımı bu şekilde 3 saatten 1 saate inmiş, tabi o yılların şartlarında. Aşağıdaki resim daha açıklayıcı olacaktır.

staticmap (1)

KO KRED ADASI VE TAYLAND’DA BİSİKLET HAYATI yazısına devam et

BODRUM VE BOZCAADA KOŞU YARIŞLARI

İzmir Duatlonu’ndan kısa bir süre önce cortlattığım biricik dizim bir türlü düzelmeyince kayıt yaptırdığım Bodrum Global Run ve New Balance Bozcaada Yarı Maratonu 10K koşu hayallerim de yalan oldu. Her ikisinde de Murat koştuğu için yarışları takip edip fotoğraflamak da bana düştü..
Neyse, gelelim koşu yarışlarına.

Bodrum yarışı 3 Mayıs Pazar günü yapılacaktı. 1 Mayıs’ta arkadaşımızın düğünü, 2 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nun İzmir (hatta Karşıyaka) finishi olduğu için Bodrum’a ancak bisiklet yarışı bittikten sonra gidebildik. Limana çok yakın, deniz kenarında bir otelde yerimizi ayırtmıştık. Otelin hemen önüne de tatlı tatlı arabamızı park ettik. Eşyaları atıp hemen meyhaneye damladık. Koşmamanın verdiği tek olumlu yanı değerlendirip bir güzel rakımı içtim. Bu aralar gittiğim tüm lokantalarda Yeni Rakı’nın o şehre özel yaptığı bardaklardan toplamaya başladım. Bodrum’da da bardakları almak istedim. Garsona sordum. Önce bardak sayımız yetersiz, almayın dedi. Hesaba bahşiş bıraktıktan sonra çaktırmadan bardakları alabileceğimi söyledi. Hihohoho…

BODRUM VE BOZCAADA KOŞU YARIŞLARI yazısına devam et

AKYAKA BİSİKLET TURU

Kasım ayında güzel bir Akyaka turu yaptık. Aslında plan 2 gün sürmekti ama ben bir gününde hava muhalefeti nedeniyle yan çizdim 🙂

İzmir’de olmanın avantajını yaşıyoruz. Güzel bisiklet rotası olabilecek çoğu yere uzaklığımız sadece bir kaç saat. Bu sefer de bir gece önceden yine oraya mı, yoksa buraya mı gidelim diye bin tane plan yaptık ve Akyaka’dan yana tercihimizi kullandık. Cumartesi sabahı atladık arabamıza Akyaka’ya gittik. Hava soğuk olduğu için zaten tura çok erken başlamayı düşünmüyorduk. Önce otelimizi ayarlayalım ki döndüğümüzde rahat ederiz dedik.

Akyaka’nın merkezinde değil de bitişiğindeki Eski Maden İskelesi diye geçen koyda kalalım dedik. Tura da oradan başlamayı planlamıştık. Kış olduğu için sadece 1-2 otel açıktı. Hepsine fiyat sorduk. Aşağı yukarı aynı fiyatı verdiler ama aklımız İskelem Otel’de kalmıştı. Bize çok sıcak davranmışlardı. Konaklamak istediğimizi söyledik, bir de gece bisikletlerimizi odaya alıp alamayacağımızı sorduk ve gelen cevap: “Tabi alabilirsiniz, hatta rahat edin diye size suit odamızı verelim”…. Daha iyisi olamazdı sanırım. Suit odaya 2 kişi oda+kahvaltı 100 TL ödedik sadece. Yaz fiyatlarının bu rakamla pek alakası yok tabi 🙂

Sen alacak dujjjj….

 

AKYAKA BİSİKLET TURU yazısına devam et

İZMİR DUATHLONU 2015

Geçen sene Sasalı Piknik Alanı’nda Çiğli Duatlonu adı altında yapılan yarış bu sene İnciraltı’nda İzmir Duatlonu adıyla 8 Mart’ta yapıldı. Geçen sene yarışanlara çok özenmiştim. Bu sene kesin katılmaya kararlıydım. Murat’la gidip apar topar lisans çıkarttık. Ayağımıza yarış gelmiş, katılalım diyorduk.. Ta ki ben dizimi sakatlayana kadar.. Sol dizimde tendinit olmuş ve bir kaç hafta bisiklet, koşmak vs yasak. 🙁 Bu yaz için fantastik bisikletli planlarımız olduğu için bu dizi kurtarmak şart.. Haliyle bana seyircilik düştü….

Hafta içi tamamen kuru olan hava yarış günü delice yağmurluydu. Kafalar, gözler yarılacak dedik ama neyse ki -bildiğimiz kadarıyla- ciddi bir kaza yaşanmadı.
11:30 gibi İzmir Duatlonu yarış alanına vardığımızda Elit grubun yarışı vardı. Değişim alanında koşuyu bitirenleri bekliyorduk. Önümüzdeki bisikletlerden birinin lastiği patlakmış meğer. Değişime gelen çocuk kahroldu. Neyse ki hemen jantı değiştirip yarışa devam etti. Jantı değiştirirken de kimsenin yardım etmemesi gerekiyormuş meğer. Ben olsam o anda yarışı bırakırdım herhalde. Çocuk azimle devam etti. Çok takdir ettim. Keşke bisikletinin numarasını alsaydım da sonucuna baksaydım.
izmir duathlonu
Değişim alanı…

İZMİR DUATHLONU 2015 yazısına devam et

URLA – SEFERİHİSAR BİSİKLET TURU

Haftasonları hava şartları elverdiği sürece uzun uzun bisiklet turları yapmaya çalışıyoruz. Bu aralar da havalar fırtınalı, soğuk gidiyor ama bu hafta Pazar gününün sıcaklık 10 derecelerde olsa da güneşli ve nispeten hafif rüzgarlı olacağını gördük ve hemen Seferihisar tarafına tur planları yapmaya başladık.

Arada bisikletlerimizi alıp direkt evden çıkıp turluyoruz, arada da arabanın arka koltuğuna bisikletleri atıp biraz daha uzaklara gidip tura başlıyoruz. Bu şekilde biraz daha pastoral ve trafiksiz yerlere ulaşabiliyoruz.

Geçen yazdan kalma bir fotoğraf… Arka koltukta keyif süren bisikletlerimizle birlikte yoldayız…

ÇANAKKALE – GÖKÇEADA BİSİKLET TURU

İstanbul’dayken tatilden 1 ay önce tüm planları ve rezervasyonları yapmış olurdum. Nerede ne tadılacak hepsini çalışırdım. İzmir’e taşındığımızdan beri tatillerde bir miskinlik hakim olmaya başladı bizde. Son bir kaç bayram tatilinde son güne kadar ne yapacağımıza karar veremedik bir türlü. Bir yandan da tabi konaklayacak yer bulamazsak çadırımızda kalabileceğimiz için de rahat davrandık. Gökçeada mı, Bozcaada mı, İzmir mi bilemedik bir süre.

Bu bayramda da aynısı oldu…

Önce Cumartesi günü Urla civarında 40 km.lik bir bisiklet turu yaptık.

Pazar günü Tour de France’ın finalini izledik. Hatta öncesinde de ilk defa yapılan kadınlar yarışı Le Course’u izledik. Tabi ki de Marianne Vos kazandı.

Pazartesi bisikletleri ve deniz malzemelerini arabaya yükleyip Balıkesir’e bayram kahvaltısına gittik. Sonra da bir değişiklik yapıp Çan üzerinden Çanakkale’ye gidelim dedik. Balya civarında bisiklete de uygun olabilecek çok güzel yollar var. Çam ağaçlarının içerisinden uzun bir süre gidiliyor. İleride denenebilir.

Planımız Eceabat’ta kalıp sabah Şehitlik turu yapmaktı. 3-5 pansiyona uğradık. Her yer dolmuş. Kabatepe’de bir çadır kampı olduğunu söylediler. Oraya gittik. Gece çadırımızda kalıp Salı sabahı Şehitlik turuna çıktık. Hem çadırda zaten erken kalktığımız için hem de güneşten kaçabilmek adına yine sabah 05:30’da kalktık. Bu sefer çadırı da toplamamız gerektiği için biraz geç kaldık. Yine de yola çıktığımızda güneş yeni doğuyordu. Güzel fotoğraflar çekme şansımız oldu.

Bayramın 2. günü şehitlikler çok kalabalık olurmuş. O yüzden mümkün olan en trafiksiz yönde dönelim dedik. Önce Kabatepe’den Eceabat’a geçip oradan Abide’ye doğru gittik. 73 km’lik, yaklaşık 900 mt tırmanışlı muhteşem bir tur oldu. Türkiye sınırları içerisinde yaptığım en güzel bisiklet turuydu sanırım. Yol kalitesi ve manzara oldukça iyiydi. Bir de trafik sorunu da yaşamadık. Bol bol tırmanıp indik ama bana da antreman oldu. Çok çok çok eğlendim. Kesinlikle tavsiye ediyorum. 70. km ve o kadar tırmanışın sonunda ben tükendim kampa döndüm. Murat Conkbayırı’na doğru da gitti. İyi ki onu takip etmemişim sırf tırmanmış..

Bu turun kaydı da işte burada.

Yolda bizi gören bir amcadan “aferin” de kaptık Abide’ye varınca.. Bizi Namazgah Tabyası’nda görmüş, sonra Abide’de görünce o kadar hızlı varmamıza şaşırdı.

Solda güneş yükseliyordu güneye giderken…

ÇANAKKALE – GÖKÇEADA BİSİKLET TURU yazısına devam et