ATACAMA ÇÖLÜ – SALAR DE UYUNI JİP SAFARİSİ

Atacama Çölü‘ndeyken bizi en çok heyecanlandıran şeylerden biri Bolivya’daki Salar de Uyuni Tuz gölüne 4×4 jiplerle safari yaparak gidilebildiği oldu.

Bu turu yapan şirketlerden birine gidip bilgi almak istedik. Safari sırasında delice irtifa kazanılacağı için yükseklik hastalığını düşünüyorduk. Turu satan kadın Atacama Çölü’ne karadan mı yoksa uçakla mı geldiğimizi sordu. Arantin – Şili sınırı 3000mt yükseklikte. O sınırı sorunsuz geçtiyseniz bir daha yükseklik hastalığı derdiniz olmaz, dedi ama aslında bizi kandırmış.

Turda yanımızda Engin de vardı. Kişi başı 130$ gibi bir para ödedik. 4 gün tur. Konaklama, yemek, ulaşım dahil.

İşte jipimiz ve jipteki komşularımız.
CIMG4551
Okumaya devam et

ATACAMA ÇÖLÜ / ŞİLİ

Güney Amerika gezimizin masalsı kısmına geçiyoruz yavaş yavaş. İstikamet San Pedro de Atacama, yani Atacama Çölü ’nün bulunduğu kasaba, yani dünyanın en kurak yeri.

3000 metre yükseklikte sınırı geçiyoruz. Efsanevi yükseklikler için de bir intro oluyor bizim için. Pasaportları çaldırdıktan sonraki ilk sınır geçişimiz olduğu için biraz heyecan yaşıyoruz ama neyse ki sorun olmuyor.

San Pedro de Atacama kumun, tozun içine kurulmuş bir yer. Buradaki herkes turizmle uğraşıyor bir şekilde. Biraz da nasıl desem, herkes uçmuş bir halde.. Köpeklerin bile kafası güzel sanki 🙂

CIMG4245

Okumaya devam et

SANTIAGO / ŞİLİ

Santiago ’ya gece varıyoruz. Valparaiso’dan gelen otobüsler ana terminalde durmuyor, yol üstünde bir yerde bırakıyor. Neyse ki metroya çok yakın bir yerde indiğimiz için hemen metroya atlıyoruz. Santiago büyük şehir olduğunu daha ilk anda metrosu ile belli ediyor. Geniş bir metro ağı var ve metro çok temiz ve düzenli. Durakların her biri farklı şekilde dekore edilmiş. Bilet için yoğun ve sakin saatlerde farklı fiyat ödeniyor. Bilet fiyatları Buenos Aires metrosunun yaklaşık 3 katı pahalı, yani yaklaşık 1,5 TL! Metronun en enteresan yanı ise tekerleklerinin metal değil otomobil gibi lastikli olması!!

Okumaya devam et

VALPARAISO / ŞİLİ

Bir kez daha bütün çantalarımız aranarak Şili’ye giriyoruz, “caracoles” (salyangoz) denilen sınır ve dağ geçişinden yavaş yavaş And Dağları’nı iniyoruz. Her virajı numaralandırmışlar. Ben 23 numaralı virajı yakalayabiliyorum. 23’ten fazla da viraj olabilir. Valparaiso Şili’nin sahil şehirlerinden birisi. Asansörleriyle, resimli duvarlarıyla Şili’nin en turistik yerlerinden birisi.

İlk hostumuz Hernan. Valparaiso ’nun üniversite semtinde eski bir konakta oturuyor. Zaten kendisi de üniversitede hoca. Evi görünce çok seviniyoruz çünkü resimli duvarları ve eski yapısıyla tam bir Valparaiso evi. Hernan burada abisi ile kalıyor. Konakta 14-15 tane oda var. Bunların bir kısmını öğrencilere kiralamışlar, bir kısmında kendileri kalıyorlar. Biri de bizim oluyor.

Okumaya devam et

PATAGONYA #4: PUERTO NATALES / ŞİLİ

Puerto Natales ve Torres del Paine Günleri

04.05.2010 – Salı

Yeni durağımız Şili’nin Puerto Natales kasabası. Buranın önemi Torres del Paine milli parkı. Hatta Şili’nin en önemli turistik aktivitesi.Her yıl binlerce turist buradaki trekking rotalarını yapmak için geliyor. En ünlü rota ise 4-5 gün süren W rotası.

Burada çok enteresan bir yerde kalıyoruz. Yine CS’den bulduk ama burası biraz hostel gibi. Evde aynı anda 10-15 CS üyesi kalabiliyor. Aile geçimini biraz buna bağlamış. Her gece CS’den birileri tüm aile ve misafirler için yemek yapıyor, yemek yapmazsa da ailenin kumbarasına para atıyor.

Eve geldiğimizde evin küçük kızı –ki ancak ilkokul 1. Sınıfa gidiyodur- bize tanıtım yapıyor. Çocuklar öyle alışmışlar ki evde 72 milletten insan olmasına. Küçük kızın dışında 3 tane de oğulları var. Evdeki herkes birbirinden garip. Bir de üç ayaklı tripod köpek var. Bir ay önce doğum yapmış, üç tane yavrusu olmuş. Çocuklar yavruları severken Elmyra’ya dönüşüyorlar.

köpecik yavrusu ve ben

Okumaya devam et