Carmelo: Uruguay’ın Şarap Cenneti

Uruguay şarapları Arjantin veya Şili şarapları kadar ünlü olmasa da oldukça kaliteli. Ünlenmemesinin sebebi olarak üreticilerin küçük aile işletmeleri olması gösteriliyor. Bir iki büyük işletmeninkiler haricinde Uruguay dışında Uruguay şarabı bulmak mümkün değil. Hatta bazı şaraplar sadece üretildiği şehirde ve Uruguay’daki restoranlarda satılıyor, marketlerde bulamıyorsunuz. Biz de bu ufak işletmelerin bazılarını yerinde ziyaret etmek üzere Carmelo’ya gittik.

uruguay countryside Konteynerda Konaklama

Konaklama için internette otel ararken La Practica diye bir yere denk geldik. Kocaman bir bahçe içindeki 3 konteyneri günlük olarak kiralıyorlar. Uruguay’da konteynerdan yapılan evlerde yaşayan çok insan var. Hatta bir arkadaşımız bir kaç ay önce konteynerda yaşamaya başladı. Ziyarete gittiğimizde evin içinin inanılmaz kullanışlı olduğunu gördük.. Neyse, o zamandan beri konteyner konusu sık sık açılıyordu. Kiralayacak bir yer bulunca da hemen rezervasyon yaptırdık.konteyner ev

Şansımıza orada kaldığımız sürece sadece biz vardık, kocaman bahçe bize kaldı. Mekanın sahipleri ile sohbet ettik, köpeklerini sevdik, bahçelerinden taze soğan, sarımsak çaldık, mangal yaktık, bolca şarap içip yıldızların, sessizliğin tadını çıkardık.

Continue reading

Posted in Carmelo, Güney Amerika, Uruguay | Tagged , , , , , , , , | Leave a comment

Recife / Brezilya

Fortaleza‘dan sonra Brezilya sahillerindeki ikinci durağımız Recife oldu. Gezdiğimiz enteresan yerlerden biriydi Recife. Çok güzel bir plaj, ama arkası tamamen gökdelenlerle dolu. Gerçi Güney Amerika’da yaygın diyebileceğimiz bu duruma zamanla alıştık.

Evinde kaldığımız çift Boa Viagem adlı semtte yaşıyordu. Upuzuuun plajın olduğu yer yani. Eşyalarımızı bırakıp biraz muhabbet ettikten sonra plaja inelim dedik ama gördük ki kimse denize girmiyor. Plaj köpekbalığı uyarıları ile dolu. Meğer Recife dünyanın en çok köpekbalığı saldırısı olan yerlerinden biriymiş. İşin aslı şöyleymiş. Recife adını plajın biraz ilerisindeki resiflerden alıyormuş. Bu resiflerin arkasında köpekbalıklarının hem yuvaları hem de beslenme alanları varmış. Geçtiğimiz yıllarda Recife’ye yeni bir liman yapmışlar ve bu limanın inşaatı sırasında resiflere zarar vermişler. Yuvaları ve beslenme alanları yıkılan köpekbalıkları da o zamandan sonra saldırır olmuş. Neredeyse bilek hizasındaki suda bile köpek balıkları saldırıyor, diyorlar. Deniz görünce duramam, illa ki yüzmem lazım, diyenlere de gel gitte suların çekildiği zaman denize girmeleri öneriliyor.

recife köpek balığı saldırısı

Porto de Galinhas

Patagonya kışından sonra Brezilya sahillerine ulaşıp da denize girememek hayal kırıklığı yaşatsa da ev sahiplerimizin önerisiyle Recife’nin yakınlarındaki Porto de Galinhas adlı kasabaya gittik. Kasabanın adının anlamı tavuk limanı. İsmine yakışır şekildeki telefon klübelerinin hastası oldum. 🙂

porto de galinhas

Ufak bir kasaba, deniz güzel ve eğlenceli. Porto de Galinhas’ta da deniz resiflerle dolu. Gel git sırasında sular çekildiğinde resiflerin içinde doğal havuzlar oluşuyor ve içinde yüzlerce tropik balık dans ediyor.

porto de galinhas beach

Continue reading

Posted in Brezilya, Güney Amerika, Recife | Tagged , , , , , , , , , , , , , , | Leave a comment

Fortaleza/Brezilya

Manaus‘un nemli ve aşırı sıcak havası ile mücadele ettiğimiz günlerin sonunda kendimizi Brezilya’nın sahil şehirlerinden birine, Fortaleza’ya giden bir uçağın içinde buluyoruz. Fortaleza’da hava müthiş!! Gündüzleri 29-30 derece, geceleri 24-25. Üstelik hava 12 ay boyunca böyleymiş!! Cennet bu olsa gerek diyoruz ama bir sorun var. Şehir ekvator çizgisine çok yakın olduğu için hemen hemen bütün yıl gece-gündüz süresi eşit. Hava 18:00 gibi kararıyor. Yani mesaili çalışan insanlar iş çıkışı deniz keyfi yapamıyorlar pek.

Fortaleza’da yapılacak pek bir şey yok aslında. Biz neden Fortaleza’ya gittik, onu da bilmiyorum. Muhtemelen en ucuz uçak biletini oraya bulduk ve attık kendimizi sahillere.

brezilya plajı

Fortaleza’da CS‘ten bulduğumuz ev sahiplerimiz lezbiyen bir çiftti ve birlikte bebek sahibi olmak için başvuruda bulunuyorlardı. Son derece eğlenceli insanlardı. Biraz aşk hikayelerinden bahsedeyim, bana hep çok etkileyici gelmiştir. Ev sahiplerimizden biri Peru asıllı bir Amerikalı, diğeri ise Brezilyalı. Peru’lu olan Fortaleza’da doktora yapmış. Doktorası bittiğinde ülkesine dönmeden bir gün önce veda partisi yapmışlar. Parti bitmiş, mekandan çıkmışlar ve karşısında bu Brezilyalı kızı görmüş. İkisi de birbirine bakıp sonra da öpüşmeye başlamışlar. Hikaye böyle başlamış ve Amerikalı olanın uçak biletini yakıp Fortaleza’da yaşamaya karar vermesi ile devam etmiş.

Continue reading

Posted in Brezilya, Fortaleza, Güney Amerika | Tagged , , , , , , , , | Leave a comment

Manaus: Amazonlar’da Dev Bir Şehir

Tabatinga’dan bindiğimiz kargo gemisi 4 günlük bir yolculuktan sonra bizi Amazon Nehri’nin ortasında dev bir limana yanaştırdı, Manaus limanı. Amazon Nehri’nde bu kadar büyük bir şehirle ve limanla karşılaşmayı beklemiyorduk doğrusu. Manaus’ta konaklamak için couch surfing’den host bulmuş olmamız büyük şanstı. Lokal birileri ile şehri keşfetmek oldukça eğlenceli olacaktı. Bir yandan da coğrafi şartların insanların algılarını nasıl etkilediğinin çok keyifli bir örneğini yaşadık yanında kaldığımız aileyle.. Bu kısma sonra geleceğim.

CIMG5663 (Medium)CIMG5672 (Medium)

Şehre iner inmez ilk yaptığımız şey hastaneye gidip sıtma olup olmadığımız konusunda test yaptırmaya çalışmak oldu. Ama herhangi bir belirti yokken bir test yapmıyorlarmış. Boşuna gitmiş olduk. Bu arada hastanenin ambleminin sivrisinek olması da son derece manidardı. Hostumuza kargo gemisinde bir kızın sıtmaya yakalandığını söyledik, aa ne sıkıcı, bir hafta hastanede yatması gerekecek, dedi. Sıtma hayatın gerçeklerinden biri ama onlar için korkulacak bir şey de değil belli ki.

Continue reading

Posted in Brezilya, Güney Amerika, Manaus | Tagged , , , , , , , , , , | Leave a comment

Amazon Nehri Kargo Gemisi Yolculuğu

Iquitos‘tan sonra gitmek istediğimiz yer Brezilya’nın Amazonlar’daki dev şehri Manaus‘tu. Manaus’a gidebilmek için önce Brezilya’nın Tabatinga şehrine gidip oradan da Amazon Nehri üzerinde kargo gemisi ile seyahat etmemiz gerekiyordu. Daha kolay bir yol olan uçak yolculuğu ise keyifsiz ve macerasız olacaktı.

Önce Iquitos’tan hızlı teknelerle Peru’nun Santa Rosa de Yavari şehrine geçtik. Burası alında Tres Fronteras adı verilen üçlü bir sınır bölgesi. Brezilya’nın Tabatinga şehri, Peru’nun Santa Rosa de Yavari şehri ve Kolombiya’nın Leticia şehri üçlü bir sınırı paylaşıyor.

Peru’dan çıkışımız minicik bir ofiste yapıldı. Buradaki görevli kadın demez mi “sizin vizeniz geçerli değil, kendi ülkenizden almanız gerekirdi” diye. Bütün ülkeyi gezip bitirmişiz çıkarken mi sorun oluyor vize???? Neyse bir şekilde ikna ettik ve geçtik. Bu arada bizim gezdiğimiz dönemde (2010) Peru Türk vatandaşlarından vize istiyordu. Biz de vizemizi Buenos Aires’ten almıştık.

Peru’dan çıktıktan sonra Tabatinga’ya gittik. Aslında burada pasaportlarımıza Brezilya giriş kaşesi bastırmamız gerekiyordu fakat ofis kapalı olduğu için ertesi güne kaldı.

CIMG5836 (Medium)Tabatinga Amazonlar’ın artık iyice içinde olduğu için sıcaklık ve nem felaketti. Neyse ki otel odamızda klima vardı. Otele eşyaları atıp Kolombiya tarafına geçtik. Bir kaç saatliğine de olsa Kolombiya topraklarına ayak basmış olduk böylece. Üçlü sınır komik bir durum. Hop Brezilya’da hop Kolombiya’da olabiliyorsunuz. Dolar bozdurmak için mesela Kolombiya tarafına geçiyorduk, kur orada daha iyiydi. Gidiş geliş için de yürümek de mümkündü motor taksilere binmek de.  Continue reading

Posted in Amazon Nehri, Brezilya, Güney Amerika, Iquitos, Kolombiya, Leticia, Manaus, Peru | Tagged , , , , , , , , , , | Leave a comment

Iquitos: Amazonlar’a Giriş

2010 yılında çıktığımız Güney Amerika seyahatinin yazılarını aradan uzun zaman geçmiş olsa da tamamlamak istiyorum.. En son Lima‘yı anlatmıştım, bir sonraki durak Iquitos’tan  devam…

Lima’dayken iki seçeneğimiz vardı. Ya Ekvador’a geçip oradan Kolombiya’ya devam edecektik ya da Amazonlar’a girecektik. O dönemlerde Ekvador-Kolombiya arasındaki sınır geçişleri sorunluydu. Bizim gitmemizden bir süre önce sınırda bir otobüsü tarayıp turistleri kaçırmışlardı. Hal böyle olunca risk almak istemedik, Amazonlar’a girelim, dedik.

Lima Iquitos arasında karayolu yok. Ya uçuyorsunuz ya da Pucallpa’ya otobüsle gidip oradan tekneye biniyorsunuz. Biz tekne hakkımızı sonraya saklamak istediğimiz için Lima’dan Iquitos’a Latam ile uçtuk.

Iquitos sevimli bir şehir. Nehir kenarı kolonyal tarzdaki evlerle dolu. 19. yüzyıldaki kauçuk patlamasından burasının da nasibini aldığı hemen anlaşılıyor. Bizim ilgimizi ise nehrin içinde yer alan derme çatma evler çekiyor daha çok.

iquitos peru

Continue reading

Posted in Güney Amerika, Iquitos, Peru | Tagged , , , , , , , , , , , | 1 Comment

Loutro, Plakias ve Rethymno: Girit Rehberi Bölüm 2

Loutro adanın güneyinde yer alan oldukça niş bir bölge. Loutro’ya ilk görüşte aşık oldum. Karayoluyla ulaşım yok, Hora Sfakia’dan feribot ya da deniz taksilerle ulaşabilirsiniz. Hersonissos’tan Hora Sfakia’ya giden yol tam da macera ve adrenalin severler için. Yüksek dağların kenarından, sert virajlarla, denize uzanan yarlardan geçerek ulaştık. Feribotla geçecektik ama yol tahminimizden uzun sürdüğü için feribotu kaçırdık. Neyse ki kaçırmışız! Sfakia’da sahile inip arabayı park ettik ve deniz taksisi ile 15 dakikada Loutro’ya geçtik. Zaten arabanızla gitseniz de arabayı koyacak yer yok, 1 sokaklı bir koy. Geçiş yolunun bakirliğini ve karadan ulaşımın neden mümkün olmadığını belki aşağıdaki fotoğraflar bir parça hissettirebilir.

loutro yolu girit loutro yolu girit

Continue reading

Posted in Avrupa, Girit Adası, Yunanistan | Tagged , , , , , , , , , | Leave a comment