MACHU PICCHU VE CUSCO / PERU

Temmuz 2010

Uzuuun yıllardır kurduğumuz bir hayale ulaşmanın dayanılmaz sevinci… Machu Picchu’yu görmek. Belki de Güney Amerika seyahatine çıkmaya karar vermemizde etkili olan şeylerden biri… İşte bu da mutluluğun fotoğrafı…

CIMG5258 (Medium)

Machu Picchu, Cusco şehrine yakın yer alıyor. Bu yüzden biz de önce Cusco’ya gittik. Giderken And Dağları’nın harika manzaralarına tanık olduk.

MACHU PICCHU VE CUSCO / PERU yazısına devam et

PUNO / PERU

Temmuz 2010

Puno Titicaca Gölü üzerinde yer alıyor. Gölün bir kısmı Peru, bir kısmı Bolivya’ya ait. Bolivya’daki Copacabana günlerimiz bitiyor, Peru’daki Puno günlerimiz başlıyor.

Welcome to Peru!

CIMG4991 (Medium)

Peru’da şansımız yaver gidiyor ve CS’den kalacak bir host buluyoruz. Hostumuz inanılmaz biri. Bir kızılderili. Kızılderili olduğuna dair belgeler asılı evin duvarlarında. Bir de bol bol İsa figürü. Evin girişi ise dev kaktüslerle dolu. Evi kötü ruhlardan koruyormuş.

PUNO / PERU yazısına devam et

COPACABANA / BOLİVYA

Temmuz 2010

Rio’daki meşhur Copacabana plajının ismini aldığı yerdeyiz. Şehir Titicaca Gölü’nün kenarında yer alıyor. Titicaca hem Güney Amerika’nın en büyük gölü hem de dünyada üzerinde seyahat edilebilen en yüksek göl. Bir de kutsallığına inanılıyor.

Göl kenarına gittiğimizde bizi bir sürpriz bekliyor. Bolivya düğünü!! Kıyafetler harika. Günlük yöresel kıyafetlerinin daha bir parlağını giymişler. Bir de şapkalarda parlak süsler asılı bu sefer….

CIMG4929 (Medium) COPACABANA / BOLİVYA yazısına devam et

LA PAZ / BOLİVYA

Sucre’den La Paz’a giden yolda Bolivya’nın ilk sürpriziyle karşılaşıyoruz. Hava gece bazı yerlerde -12 dereceye kadar düşüyor ve otobüste herhangi bir ısıtma yok! Camlar bir süre sonra buzlanmaya başlıyor hatta bir noktada benim saçlar cama yapışıyor. Bu arada bize otobüste tuvalet var diyerek bilet satmalarına rağmen otobüste tuvalet yok ve molayı delice soğuk bir havada yol kenarında veriyoruz. Erkekler yine de rahat ama ben pantolonu indirecek cesareti bulamıyorum totom donmasın diye, mecburen sabaha kadar tuvalet yalan oluyor. Bunlar yetmezmiş gibi yol da felaket. Kapkaranlık ve yolda dev taşlar var. Neyse ki bunca aksiliğe rağmen sağsalim La Paz’a varıyoruz.

Ne de olsa başkent sayılır (gerçek başkent Sucre ama hükümet organları La Paz’da), büyük binaları ve heykelleriyle dikkat çekiyor hemen. Kıyafetler yine benzer, yerellikten uzaklaşmamışlar.

CIMG4909 (Medium)

CIMG4913 (Medium)

la paz

LA PAZ / BOLİVYA yazısına devam et

SUCRE / BOLİVYA

Temmuz 2010

Sucre’ye gidişimizle birlikte yavaş yavaş Bolivya hayatına alışmaya başlıyoruz. Garipliklerin ardı arkası kesilmiyor.

Sucre beyaz ve güzel binalarla dolu, sakin bir yer. Her ne kadar başarılı olunması uzuuuuuuun zaman alsa da Güney Amerika’da bağımsızlık hareketlerinin başladığı şehir burası.

Bizim içinse enteresan pazarlar şehri. Geldiğimiz gün büyük bir pazara gidiyoruz. Büyücüler, kurşun döküp fal bakanlar, langırtlar, bolca yiyecek ne ararsanız var. Evet bizim bildiğimiz usülde kurşun döküyorlar 🙂

CIMG4689 (Medium)

SUCRE / BOLİVYA yazısına devam et

Hayallerimizin Peşinde…