PAI / TAYLAND

Pai, bir anda turizm patlaması yaşanan, nehir kenarına kurulu minicik bir yer. Turizm patlamasına Lost in Thailand ve Pai in Love adlı filmlerin sebep olduğu söyleniyor. Eskiden minicik, köy gibi bir yerken şimdi bir ana cadde ve onu kesen bir kaç yan caddeye dağılmış guesthouselar ve Avrupai cafelerle dolu.

pai

Chiang Mai’nin sadece 135km uzağında fakat 3,5-4 saatte gidebildiğiniz bir yer. Chiang Mai’den minivanlere atlayıp gidiyorsunuz. Yol tutması yüzünden kusan kişilerle ünlü bir yolculuk. 135 kilometrelik yolda 762 viraj geçiyorsunuz. Yol üzerinde kusma yerlerini işaret eden tabelalar görmek mümkün 🙂 Neyse ki abartıldığı kadar korkunç geçmiyor yol. Bizim minivande kimse kusmuyor.

IMG_8369 (Medium)

Konaklamak için guesthouselara ek olarak tercih edebileceğiniz pek çok bungalov da var. Biz önce bir gece Rainbow Guesthouse’ta kalıyoruz. Sonra Family Hut adındaki bungalovlara geçiyoruz. Kalabalık fena, yer bulmak zor.

pai'de konaklama

Pai’deki asıl olay motorsiklet kiralayıp etraftaki güzellikleri görmek. Ortalık doğru düzgün motor kullanamayıp yalpalayarak gezen turistlerle dolu. Bir dolu insanın da kolu bacağı sarılı. Motor kazalarından olan yaralara Pai tattoo deniyormuş hatta 🙂

Biz de hemen motor kiralama işine giriyoruz. Sadece Aya Service adındaki yer sigorta yapıyor ama hem fiyatlar daha yüksek oluyor hem de motorlar çok çok eski. Biz de risk alıp sigortasız bir motor kiralıyoruz. Sadece 1000km yapılmış daha. Yepyeni. Atom Karınca kimliklerimize bürünüyoruz kısa bir süre için.

DCIM102GOPRO

İlk durağımız “Land split” oluyor. Burası normal bir tarlayken 2008 yılında birdenbire yer yarılıyor ve buranın sahibi artık tarım yapamaz oluyor.. O da turistlere bahçesindeki roselle denen bitkinin suyunu ikram edip karşılığında bağış almaya başlıyor..
Geldiginizde yarığı görebiliyorsunuz. 2009’da ve 2011’te birer kırık daha oluyor. Yarığın çok bi enteresanlığı yok ama bahaneyle buraya gelip hamakta dinlenmek, roselle suyu içip meyve, patates vs. yemek pek keyifli. Yediğiniz içtiğiniz şeyler için gönlünüzden ne koparsa bağışlıyorsunuz.

DSCN5381 (Medium)DCIM102GOPRO

Bu civarlar şelale kaynıyor. Yolda 2 tanesine uğruyoruz. Genellikle şelalelere girip yüzmek mümkün.

DSCN5523 (Medium)DCIM102GOPRO

Akşam da Pai Kanyonu’na gidiyoruz. Güneş batışını izlemek için harika bir yer. Zaten güneş batışına doğru motoruna atlayan buraya geliyor. Kanyon dik duvarlarla dolu. Duvarların üzerinde yürüyüp ilerleyebiliyorsunuz. Manzara harika.. Güneş batışı çok güzel.

pai kanyonuIMG_8932 (Medium)pai kanyonu

Geceleri Walking Street denen işlek cadde araba trafiğine kapanıyor ve her yer satıcılarla doluyor. Hamburger, salata gibi Batı lezzetleri ağırlıklı. Antin kuntin çaylar veya tanesi 50 kuruşa suşi bulmak da mümkün. Aşağıdaki resimdeki boynuzlu eleman bambu kaplarda çay satıyor mesela.

DSCN5557 (Medium)

Yemekte burada takılıyoruz. Dayanamayıp suşileri götürüyorum, ertesi gün belli oluyor ki 50 kuruşa suşi yemek çok da akıllıca bir davranış değilmiş, tüm günü kusarak ve ishal dolayısıyla tuvalete taşınarak geçiriyorum. Neyse ki sadece bir gün kaybederek atlatıyorum. Akşama doğru kendime geliyorum ve geceyi bu sefer Edible Jazz adlı mekanda hamakta sallanıp canlı müzik dinleyerek geçiriyoruz.

IMG_8377 (Medium)

Son günümüzü de Mae Hong Son yolu üzerindeki Lod Caves’e ayırıyoruz. Hem mağaralar enteresan hem de gidiş yolu çok efsane. Delice virajları aşıp dağ tırmanmak gerekiyor. Sabah erkenden yola çıkıyoruz. Hava serin. Rakım arttıkça daha da bir soğuyor. Zirve sisle kaplı. Etrafta yerel kabilelerin kıyafetlerini giyen çocuklar var. Zirveden ayrılmadan onlarla birlikte bir fotoğraf çektiriyoruz. Bu arada kıta sıcak olacak diye yanımızda birer polardan başka sıcak tutacak kıyafet taşımadığımız için saatlerce donuyoruz. Neyse ki öğlene doğru hava normale dönüyor.

DSCN5443 (Medium)

Pai’deki Lod Caves oldukça büyük bir mağaralar bütünü. İçeride rehber eşliğinde geziyorsunuz. Mağaranın içinde kayıklarla ilerlemek mümkün. Kayıkları tek yön kullanmak isterseniz 400thb veriyorsunuz. Dönüşü isterseniz mağaranın dışından 10-15dklık bir yürüyüşle yapabiliyorsunuz.

İçeride 3 tane mağara var. Buralarda enteresan şeyler görebiliyorsunuz. Örneğin, kocaman örümcekler, tarih öncesinden kaldığı tahmin edilen bir duvar resmi, garip şekilli sarkıt ve dikitler, son olarak da tabutlar. Tabutların yaklaşık 1300 yıllık olduğu tahmin ediliyor.

IMG_8486 (Medium)

Kayığa binmeden önce yem alırsanız yolda sudaki kedi balıklarını besleyebiliyorsunuz. Kayık ara ara mola veriyor ve gaz lambası taşıyan rehber eşliğinde mağaraların detaylarını geziyorsunuz. Rehberimiz kadındı. Gördüğümüz neredeyse tüm rehberler de kadındı. Güzel bir istihdam yaratılmış.

DCIM102GOPRO

Mağaraların en güzel yanı ise gezinin sonunda tekrar güneşe açılan kısım. Sadece bu manzara için bile gidilebilir.

DSCN5501 (Medium)

Mağara dönüşünde de Chinese Village’a uğrayıp güneşi Çin çayı eşliğinde batırıyoruz.

chinese village

Merkezi çok yapay olmakla birlikte etrafı çok çok güzel bir doğayla çevrili Pai’den ayrılmak zor geliyor. Bir gece daha kalsak mı kalmasak mı diye çok düşünüyoruz ama Chiang Rai’ye doğru yola devam etmeye karar veriyoruz.

Gülen

YORUMUNUZU BİZLE PAYLAŞMAK İSTER MİSİNİZ?