CU CHI TÜNELLERİ (HO CHI MINH CITY)

Vietnam’ın Amerika ile olan savaştan galip çıkmasını sağlayan en büyük etkenlerden biri de meşhur Cu Chi tünelleri. Ho Chi Minh City’nin yakınlarında, Cu Chi’de bu tünelleri görmeye gidebilirsiniz.

DSCN9461 (Medium)

Ho Chi Minh City’den pek çok şirket buraya tur yapıyor ama daha ucuza kendiniz de gidebilirsiniz. Otobüs bağlantıları şöyle:

  • Ton That Tung ve Le Lai caddelerinin kesişimindeki otobüs durağından 13 numaralı Cu Chi otobüsüne binin. 7.000 vnd ödemeniz gerekiyor. Bilet alınmıyor, otobüsün içinde ödeme yapılıyor. Bu otobüs yaklaşık 1-1,5 saat sürüyor.
  • İndiğiniz yerde Ben Dinh ve Ben Duoc tünellerine giden 79 numaralı otobüse binin. İstediğiniz tünelde inin. Bu otobüsün ücreti de 6.000 vnd ve yaklaşık yarım saat sürüyor.

Birbirine yakın iki yerde tünelleri gezmek mümkün. Ben Dinh daha çok yerliler tarafından ziyaret edilen, tünellerinin orijinali korunmuş olan bir yer. Ben Duoc ise daha çok yabancı turistlere hitap ediyor. Bu yüzden iri yarı Avrupalılar, Amerikalılar da girebilsin diye tüneller genişletilmiş 🙂 Biz Ben Dinh’e gittik. Tüneller dardı ama 189cm boyuyla Murat bile tünellerden sağlam çıktı.

Otobüsten indikten sonra kocaman bir parkın içinde bulacaksınız kendinizi. Tünel girişine kadar bi 15-20 dk yürümek gerekiyor. Burada 90.000 vnd giriş ücretini ödüyorsunuz ve bir rehber size eşlik ediyor.

DSCN9462 (Medium)

CU CHI TÜNELLERİ (HO CHI MINH CITY) yazısına devam et

HO CHI MINH CITY / VİETNAM

Vietnam’da ilk durağımız Ho Chi Minh City (HCMC), eski adıyla Saigon. Kamboçya’dan Vietnam’a geçtiğimiz otobüs bizi tam şehrin göbeğinde, turist sokağında bıraktı. Fakat biz CouchSurfing’den bir hostun evinde kalacağımız için oradan uzaklaşmamız gerekti. Yine de siz Kamboçya’dan otobüsle HCMC’ye geçerseniz ve hostel veya otelde kalacaksanız çok şanslısınız, bir kaç dakikada kalacağınız yere varabilirsiniz.

Hostumuzdan adresle ilgili hala bir haber beklemekte olduğumuz için kendimizi bulduğumuz ilk cafeye attık ve Bia Saigon’umuzu söyledik. Vietnam, dünyada birayı en ucuza içebileceğiniz yerlerden biri çok janjanlı yerlere gitmediyseniz tabi.

IMG_3062 (Medium)

Biramızı yudumlarken hostumuzla da anlaştık ve Uber’le eve gittik. Uber’i özellikle söylüyorum çünkü HCMC’de inanılmaz yaygın. Bizim de ilk kullanışımız buraya denk geldi. Yol boyu iki şey dikkatimizi çekti. Yolların kalitesi ve temizliği. Diğer Güneydoğu Asya ülkelerinden sonra Vietnam Avrupa gibi geldi. Sokaklarda çöp yok denecek kadar az.

Binalara ve temizliğe bakınca Avrupa gibi ama motorların ve sokak satıcılarının çokluğuna bakınca Asya’da olduğunuz bir kez daha anlaşılıyor. Sokak satıcılarının hepsinde üçgen şapkalardan var. Çok sevimliler.

DSCN9559 (Medium)

HO CHI MINH CITY / VİETNAM yazısına devam et

GOOOOD MORNING VIETNAM!!

Vietnam’a gitmeden önce hakkında savaşta Amerika’yı yenmeleri dışında hemen hemen hiç bir şey bilmezken bile heyecan duyuyorduk. Vizeyi aldıktan sonra vakit zor geçti resmen.

Vize günümüz geldiğinde Phnom Penh’ten kalkan otobüste yerimizi almıştık. Mekong Ekspress firması ile eski adıyla Saigon, yeni adıyla Ho Chi Minh City’e geçtik. Karadan sınır geçişi yaptık. Oldukça kolay ve sorunsuzdu. Muavin tüm pasaportları toplayıp işlemlerimizi tamamladı. Tek sorun bu işlemlerin biraz uzun sürmesi ve beklediğimiz yerde klima olmamasıydı. Diğer ülkelerden farklı olarak, Vietnam sınırını geçerken çantalar x-ray’den geçiriliyor.

DCIM111GOPRO

Vietnam vizemiz 30 gün geçerliydi. 30 günün tamamı dolu dolu geçti. Bizi bekleyen yeni yerler olmasına rağmen ayrılmak istemedik bu ülkeden. Keşke vizemiz bitmeseydi de biraz daha kalabilseydik. 30 gün yetmedi Vietnam’a.

GOOOOD MORNING VIETNAM!! yazısına devam et

KAMBOÇYA’DA BİR TÜRK ADASI: KOH RONG

Kumsalda yürürken kumlardan çıkan sesi dinlediniz mi hiç? Koh Rong’u gittiğimiz diğer adalardan ayıran şeylerden biri bu ses işte. Kumsal bembeyaz, tam bir pudra ve yürürken kırt kırt diye ses çıkıyor :)))

kamboçya plajları

Koh Rong’un diğer bir özelliği de Türk Adası diye bilinmesi. Adadaki otellerin, restoranların, cafelerin hemen hemen hepsini Türkler işletiyor. Adaya giden feribotların, adadaki elektrik altyapısının sahibi bile Türk. Hal böyle olunca acayip bir yere gelmiş oluyorsunuz. Tamamen tropik bir ada ama her yerde Türkçe konuşuluyor. İstanbul diye kokteyl satılıyor, Türk kahvaltısı yenebiliyor vs vs…

KAMBOÇYA’DA BİR TÜRK ADASI: KOH RONG yazısına devam et

PHNOM PENH / KAMBOÇYA

Phnom Penh’e gelmeden önce nedense hiç iyi bir şey duymadık. Çantanız çalınır, tuk tukçular peşinizi bırakmaz, yemeklerden zehirlenirsiniz vs vs. Şehre vardığımızda ise bu karamsarlıkla hiç alakası olmayan bir ortamla karşılaştık. Işıl ışıl bir sahil şeridi, spor yapanlar, piknik modunda çimlere yayılmış insanlar, pek çok güzel cafe ve restoran… Önyargılı olmamak gerektiğini bir kez daha anladık. Yine de çantamızı taşırken tedbiri elden bırakmadık tabi. Ama zaten Türkiye’de de, özellikle İstanbul’da çantalarımıza sıkı sıkı sarılamamız gerekmiyor mu?

phnom penh sahili

PHNOM PENH / KAMBOÇYA yazısına devam et

Hayallerimizin Peşinde…