HO CHI MINH CITY / VİETNAM

Vietnam’da ilk durağımız Ho Chi Minh City (HCMC), eski adıyla Saigon. Kamboçya’dan Vietnam’a geçtiğimiz otobüs bizi tam şehrin göbeğinde, turist sokağında bıraktı. Fakat biz CouchSurfing’den bir hostun evinde kalacağımız için oradan uzaklaşmamız gerekti. Yine de siz Kamboçya’dan otobüsle HCMC’ye geçerseniz ve hostel veya otelde kalacaksanız çok şanslısınız, bir kaç dakikada kalacağınız yere varabilirsiniz.

Hostumuzdan adresle ilgili hala bir haber beklemekte olduğumuz için kendimizi bulduğumuz ilk cafeye attık ve Bia Saigon’umuzu söyledik. Vietnam, dünyada birayı en ucuza içebileceğiniz yerlerden biri çok janjanlı yerlere gitmediyseniz tabi.

IMG_3062 (Medium)

Biramızı yudumlarken hostumuzla da anlaştık ve Uber’le eve gittik. Uber’i özellikle söylüyorum çünkü HCMC’de inanılmaz yaygın. Bizim de ilk kullanışımız buraya denk geldi. Yol boyu iki şey dikkatimizi çekti. Yolların kalitesi ve temizliği. Diğer Güneydoğu Asya ülkelerinden sonra Vietnam Avrupa gibi geldi. Sokaklarda çöp yok denecek kadar az.

Binalara ve temizliğe bakınca Avrupa gibi ama motorların ve sokak satıcılarının çokluğuna bakınca Asya’da olduğunuz bir kez daha anlaşılıyor. Sokak satıcılarının hepsinde üçgen şapkalardan var. Çok sevimliler.

DSCN9559 (Medium)

Kaldığımız ev merkeze biraz uzak ama çok sakin bir mahallede kocaman bir evdi. Biz evin oğlunun odasını aldık. Her yer oyuncak doluydu. Benim için bayram yeri gibiydi 🙂

IMG_3069 (Medium)

Orada kaldığımız günlerden birinde kalabalık restoranlardan birine daldık. Turistik bir mahalle olmadığı için içerisi sırf yerli doluydu. İçeri girer girmez ortamın eğlencesi olduk. Karaoke’ye çağıranlar, karşı masalardan kadeh kaldıranlar, masamıza yiyecek gönderenler ve en sonunda bira bardağını kapıp yanımıza gelen amca… İnsanlar çok sıcak, çok canayakın ve meraklılar. Tek sorun İngilizce bilmemeleri. Vietnam’da İngilizce konuşan birilerini bulmak genelde zor ama çoğu kişi google translate’in gücüne inanmış. Hemen telefona sarılıp iletişim kuruyorlar.

IMG_3127 (Medium)

Bu mekanda iki enteresan durumla daha karşılaştık. Biranın buzla servis edilmesine gezdiğimiz diğer ülkelerden aşinayız. Burada farklı olarak garson kızlar arada dolaşıp bir maşayı biranıza daldırıyor, eski buzu alıp yenisini koyuyor, birayı hep soğuk içiyorsunuz. Bir de masalardan garson kızları çağırıp bira ikram ediyorlar ama kendi bardaklarındaki kalan birayı veriyorlar! Garson kızlar da bu birayı fondipliyor. 🙂 Bir nevi bahşiş gibi bir şey herhalde.

Gelelim HCMC’de neler yaptığımıza. Buranın olmazsa olmazlarından biri Ben Thanh Market. Burada kurutulmuş meyveler, çeşit çeşit çay ve kahve, turistik eşya, bolca meyve suyu satan büfe ve deniz ürünü büfesi bulabilirsiniz. Turistik eşya kısmından bir şey alacaksanız üzerinde “fixed price” yazmasına rağmen pazarlık edin. Üçte bir fiyata alabilirsiniz.

ben thanh marketben thanh market

HCMC’de Fransız döneminden kalma pek çok bina mecvut. Bunların en güzel örnekleri Notre Dame Katedrali ve Postane binası.

ho chi minh cityho chi minh city

Postane binası hala aktif olarak posta hizmeti veriyor. Bir yandan da içeriyi gezebiliyor, hediyelik eşya alabiliyorsunuz. Resmi dairelerde mutlaka Ho Chi Minh’in bir portresi bulunuyor.

ho chi minh city postane binası

Sadece resmi dairelerde değil, şehrin pek çok yerinde Ho Chi Minh ve orak çekiçli resimlere rastlamak mümkün. Aynı fikirleri paylaşmayan Vietnamlılar bile Ho Chi Minh’i nam-ı diğer Ho Amca’yı çok seviyor vatanını ne kadar çok sevdiğini bildikleri için.

DSCN9372 (Medium)

Vietnam’ın tarihi ve özellikle de Vietnam savaşı ile ilgili bilgi almak için War Remnants müzesini gezmenizi tavsiye ederim. Müze genellikle fotoğraflardan oluşuyor fakat hepsinin açıklaması İngilizce yazılmış. Güzel bir tarih dersi niteliğinde. Biz son 1 saatine denk geldik ama rahat bu müze için 2-3 saat ayrılır. Aynı biletler ertesi sabah da erken saatte müzeye giriş yapılabiliyor.

DSCN9405 (Medium)

Müzenin en etkileyici yerlerinden biri “agent orange” adlı kimyasal silaha ayrılan kısım. Amerika, Vietnam’da acımasızca agent orange kullanıyor ve bu kimyasal silahın etkileri savaşın üzerinden kırk yıl geçmesine rağmen sakat doğan bebeklerde kendini gösteriyor.

IMG_3323 (Medium)

Müzenin dışında da savaşta kullanılan tank örneklerini görebiliyorsunuz.

DSCN9422 (Medium)

Yorulduysanız atın kendinizi parklara. Etrafta bir sürü park var ve parklar capcanlı. Keman çalışan öğrencilerden zumba yapanlara kadar pek çok insan parkları dolduruyor, siz de yerinizi alabilirsiniz.

DSCN9397 (Medium)DSCN9521 (Medium)

HCMC’de bizi en çok şaşırtan yerlerden biri Walking Street oldu. Sanki Fransa’nın bir sokağı. Avrupai binalar, oteller, güzel cafeler…. Pazar akşamları burası tıka basa doluyor. Vietnamlılar haftasonunu son saniyesine kadar kıpır kıpır geçirmeyi severlermiş. Pazartesi sendromunu Pazar gecesinden yaşamaya gerek yok ne de olsa.

DSCN9362 (Medium)DSCN9435 (Medium)

Walking Street civarında ünlü markaların dükkanlarını da bulmak mümkün.

DSCN9529 (Medium)

Benim en hoşuma giden ise aşağıdaki bina oldu. Gündüz sakin, gece ise her balkonda ayrı bir eğlence…

DSCN9357 (Medium) DSCN9459 (Medium)

İlla turistik bir yerlere gitmeye de gerek yok. Sokaklarda rastgele dolaşırken bile çok hoş şeylere denk gelinebiliyor. Aşağıdaki garip Çin ilaçları gibi. Yılan şarabı diye geçiyor ve içinde ölü kuş, yılan, akrep ne ararsanız var. Şifa niyetine içiyorlar.

DSCN9547 (Medium)

Vietnam’ın yemekleri de efsane. Zaten her geçen gün dünya çapında Vietnam mutfağı daha bir ünleniyor. Çeşitlerden biraz biraz tadayım derseniz Ben Thanh Market’in arkasında Street Food Market var. Burayı tercih edebilirsiniz. Aşağıdaki tepsidekiler Vietnamese pancake ve fresh spring roll. Pancake’in içi karides ve soya fasulyesi ile dolu. Yeşilliklerle dürüm yaparak yiyorsunuz.

vietnamese pancakeDSCN9427 (Medium)

Genelde -pahalı restoranlar dışında tabi- yemekler çok ucuz. Deniz ürünleri çok çeşitli.

Kahvaltı için Vietnam’ın meşhur “banh mi” sandviçlerinden yiyebilirsiniz veya “bo op la” adındaki aşağıdaki yumurtayı deneyebilirsiniz. Güveçte pişirilen bifteğin üzerine yumurta kırıyorlar. Yanında baget ekmekle servis ediliyor. Tadı çok fena çok.

op la bo

Güzel kahvaltı yapınca yüzünde güller açan Tütüncü çifti 🙂

IMG_3214 (Medium)

Bir gece de takipçilerimizden Devrim Bey’in misafiri olarak bir Türk restoranına gittik. Hem çok keyifli sohbet ettik hem de uzun süredir özlediğimiz yemekleri tatma fırsatımız oldu. En güzeli de rakı ve Türk kahvesi tabi…

IMG_3192 (Medium)IMG_3200 (Medium)IMG_3205 (Medium)

HCMC’nin gecesi de hareketli ama hayat erken bitiyor haberiniz olsun. Canlı müzik için en popüler yerlerden biri Acoustic Bar. Biz gece 23:30 gibi gittik, canlı müzik bitmişti, mekanı kapatıyorlardı.

IMG_3329 (Medium)

“Sana dün bir tepeden baktım aziz HCMC” demek isterseniz de Bitexco Financial Tower’ın 51. katındaki Heli Bar’a gidebilirsiniz. Fiyatlar diğer yerlere göre biraz yüksek ama yine de bir içkilik gidilir, canlı müzik de var.

IMG_3173 (Medium)

En keyiflisi ise Bui Vien’deki sokak barları, burası Bar Street diye de geçiyor. Dükkanların önüne plastik sandalyeler atmışlar. Caddeye yüzünüz dönük şekilde tribün gibi oturup biranızı içiyorsunuz. Biralar sudan ucuz, ortam hareketli. Tam oturduğunuz yerden geleni geçeni izlemelik.                   IMG_3331 (Medium)

HCMC’deki diğer günlerimiz Chu Chi Tünelleri ve motor alımı ile geçti. Onları sonraki yazılarda anlatacağım. Turistlerin 1-2 gün kalıp kaçtığı bu şehri biz çok sevdik. 6 gün ne olduğunu anlamadan geçip gitti.

Gülen

“HO CHI MINH CITY / VİETNAM” üzerine 2 yorum

  1. Çok güzel anlattınız, elinize sağlık. Biz ilk Vietnam turizm şirketi olarak İstanbul’da faaliyet gösteriyoruz. Uzak doğu turları, vize hizmetleri sunuyoruz. Bir sakıncası yok sa bu yazılarınızı kullanmak istiyoruz reklam için.

YORUMUNUZU BİZLE PAYLAŞMAK İSTER MİSİNİZ?