Kategori arşivi: GÜNEY AMERİKA

PATAGONYA #1: PUERTO MADRYN / ARJANTİN

09.04.2010 – Cuma

Buenos Aires’ten 22 saat yolculuk sonrasında Puerto Madryn ’e varıyoruz. Puerto Madryn ‘le beraber Patagonya‘ya da girmiş oluyoruz. Yol boyunca yiyecek kontrolü yapıldığı için  internette yazandan 4 saat daha geç geliyoruz. Yiyecek kontrulü her tür sebze, meyve, et ve süt ürününün Patagonya’ya girmesini engellemek için yapılıyor. Burada olmayan genlerin ve türlerin, mikropların ve haşerelerin girişini engellemek istiyorlar. 5-6 kere duruyoruz. Hatta bir seferinde görevli köpekle biniyor ve köpek tek tek koltukları koklamaya başlıyor. Yine de birkaç portakal dışında bir şey bulamıyorlar. Bizim koltuğun altındaki meyveler, krem peynirler ve hatta bacon önce Patagonya’ya sonra da midelerimize girmeyi başarıyor.

şili sınır geçişi
kontrol noktalarından biri…

PATAGONYA #1: PUERTO MADRYN / ARJANTİN yazısına devam et

BOCA JUNIORS MAÇI

4 Nisan 2010

Bugün büyük gün. Boca Juniors – Rosario Central maçına gideceğiz. Futbol maçlarına gitmeyi ve tribün kültürünü seven insanlar olarak, dünyanın en ünlü takımlarından ve coşkulu tribünlerinden biri olan Boca Juniors ‘u izlemeyi ve dünyanın rakip takımı en çok “korkutan” stadyumu olarak bilinen La Bombonera‘yı görmeyi çok istiyorduk.

Günlerdir maçla ilgili bilgi bulmaya çalışıyoruz. Maç biletlerinin sadece maç günü 09:00 – 15:00 arasında stadyumda satıldığını öğreniyoruz. Karşılaştığımız ya da yazıştığımız pek çok insan maçın tehlikeli olduğunu, zaten turist olduğumuz için bizim bilet bulamayacağımızı söylüyor. Tribünde turistlerin ceplerinde çok para olduğu düşünüldüğü için sık sık soyulduklarını duyuyoruz. Yine de şansımızı denemeye karar veriyoruz.

Sabah 08:45 gibi stadyuma gidiyoruz. Şimdiden 50 kadar insan gelmiş ve bilet sırasında bekliyor. Biz de onlara katılıyoruz. Turist olduğumuz anlaşılmasın diye pek konuşmamaya çalışıyoruz. Maç sırasında çıkabilecek olaylarsa bizi korkutmuyor. Ne de olsa Türkiye’de gittiğimiz her maçta olay çıkmasına alışkınız. 🙂

Bilet sırası

BOCA JUNIORS MAÇI yazısına devam et

BUENOS AIRES / ARJANTİN

28.03.2010 – Pazar

Şehre girdiğimiz ilk dakikada anlıyoruz ki Buenos Aires gerçekten yaşıyor!!! Feribotun yanaştığı liman ve kalacağımız ev çok yakın olduğu için yürüyerek gidiyoruz. Normalde yarım saat gibi kısa sürede yürünecek yol yaklaşık 2 saat sürüyor çünkü her noktada dikkatimizi çeken bir şeyle karşılaşıyoruz.

Pazar günü olduğu için sokaklar satıcılarla dolu. Kalacağımız yer San Telmo. Buenos Aires ‘in, tangonun, davulların merkezi. Uruguay’da gördüğümüz davullarla karşılaşıyoruz yine. Bu sefer çok daha kalabalıklar ve grubun başında dev bir bayrakla şov yapan biri daha var. Bir süre onlarla takılıp başka bir sokağa geçiyoruz. Bu sefer başka bir davul grubuyla daha karşılaşıyoruz. Sokakların hepsinden çıkıyorlar bir bir. Sırtçantalarımız iyice ağır gelmeye başlayınca eve gidiyoruz.

BUENOS AIRES / ARJANTİN yazısına devam et

COLONIA DEL SACRAMENTO / URUGUAY

28.03.2010 – Pazar

Uruguay’da Paskalya tatili 1 hafta sürüyormuş ve şehir ölü bir hal alıyormuş. Bu sebeple Uruguay’da sadece bir hafta kalıp Arjantin’e kaçıyoruz. Buenos Aires’e feribotla geçmek için Colonia del Sacramento ’ya gitmek gerekiyor. Burası eskiden Portekizliler’in kullandığı bir liman şehri. Barrio Sur adında bir tarihi merkezi var. Heryer çok güzel kafelerle dolu. Etraf turist kaynıyor. Turistlerin çoğu Arjantin’den günübirlik gelmiş kişiler.

Şehri yürüyerek gezmek mümkün. İsteyen golf arabası veya scooter da kiralayabiliyor. Fenere çıkıyoruz. Buenos Aires’i fenerden görmek mümkün. Benim Cabo Polonio’da edindiğim yanıkların şiddeti daha da arttığı için fazla gezemiyorum. Murat bir süre yalnız takılıyor.

Feribot daha doğrusu deniz otobüsü oldukça küçük ve sıkıcı. Neyse ki sadece 1 saat sonra Buenos Aires’e varmış oluyoruz. 2,5 saatte giden ve daha büyük ve eğlenceli feribotlar da var ama onlar daha pahalı ve yolu uzatmak gereksiz.

colonia del sacramento

Gülen & Murat

05.05.2010

 

MONTEVIDEO – 2 / URUGUAY

Montevideo Anılarına Devam

27.03.2010 – Cumartesi

Paskalya tatili geldiği için Montevideo ’daki ev sahiplerimizden biri Arjantin, diğeri de Brezilya’ya gitmeye karar veriyor. Biz de evimizi değiştirmek durumunda kalıyoruz. Bu sefer Natalie ile kalacağız, bir süre sonra Nalatie’nin karşılaşabileceğimiz en komik insanlardan biri olduğunu anlıyoruz. Emilio Reus diye bir mahallede yaşıyor. Burada eskiden İsrailliler yaşıyormuş. Evler oldukça eski ve güzel. Eskiden ucuz bir mahalleyken sonradan gereksiz pahalı hale gelmiş ve “SATAN” denmeye başlanmış. 🙂

MONTEVIDEO – 2 / URUGUAY yazısına devam et