KULLU: HİNDİSTAN HİMALAYALARI’NDA BİR ŞEHİR

Kullu’ya vardığımız gün Dussehra festivalinin sonuna denk geldi. Panayır alanlarını görme şansımız oldu. Bir sürü seyyar satıcı, kabalalık sokaklar, fuar alanı… 7 gün süren bu festivalde Himalayalar’ın değişik yerlerinde yaşayan kabileler Kullu’nun merkezinde toplanıyorlarmış. İlerleyen günlerde yolda değişik müzik aletleri çalarak yürüyen gruplar görmüştük. Meğer onlar bu kabilelermiş. Dussehra bittiği için kendi köylerine yürüyerek dönüyorlarmış. Yürüyüşleri günlerce sürüyor. Onlarca kilometre uzağa gidiyorlar.

hindistandaki kabilelerhindistandaki kabileler

KULLU: HİNDİSTAN HİMALAYALARI’NDA BİR ŞEHİR yazısına devam et

HİNDİSTAN HİMALAYALARI’NDA BİR PROJE

Hindistan Himalayaları yolculuğumuz extra sevimli pır pır bir uçakla başlıyor. Uçaktaki koltukların yarısı boş çünkü yük fazla olduğunda Himalaya dağlarının arasına inmek zor oluyormuş J Koltuklar da oldukça dar, sıkışıyoruz. Neyse ki uçağın boş olması sayesinde hepimiz bir cam kenarı bulup rahatça oturabiliyoruz. Hosteslerimiz de yerel kıyafetleri içerisinde çok hoş görünüyorlar.

Hemen burada Hindistan için önemli bir bilgi vereyim. Havaalanına gittiğinizde yanınızda mutlaka biletinizin çıktısının olması gerekiyor. Aksi takdirde içeriye alınmıyorsunuz. Havaalanında güvenlik kontrolleri içeriye girmeden bilet kontrolü ile başlıyor. Ardından uçağa vereceğiniz bagajlarınızı x-ray’den geçiriyorsunuz. Check-in’den sonra ise el bagajlarınız x-ray’den geçiyor. Bu arada da sizi bir kabine alıp arama yapıyorlar, ok’se el bagaj etiketinize kaşe vurup sizi kapılara doğru alıyorlar. Yani check-in sırasında el bagajlarınızın her biri için etiket almayı unutmayın. Sevdiğim bir uygulama oldu. Yanınızdaki suyu çöpe attırmıyorlar. Biraz içmenizi istiyorlar, içiyorsanız suyunuz da sizinle birlikte uçağa gelebiliyor.

himalayalar uçağı

HİNDİSTAN HİMALAYALARI’NDA BİR PROJE yazısına devam et

YENİ DELHİ’DE BİR GÜN…

Hindistan’a ve Yeni Delhi’ye sabahın 04:30’u gibi saçma bir saatte vardım. Daha havaalanı tuvaletinde Hindistan’ın renkli yüzü ile tanıştım. Tuvalet levhaları yerine Hintli kadın ve erkeklerin fotoğraflarını koymuşlar. Çok hoş olmuş. İşsizliği önlemek için diye tahmin ediyorum, tuvaletlere ellerinizi yıkadıktan sonra siz kağıt peçete veren personel istihdam etmişler.

YENİ DELHİ’DE BİR GÜN… yazısına devam et

HİNDİSTAN HAZIRLIKLARI

Aylar olmuş yazmayalı.. Eylül ayından bu yana günlerin nasıl geçtiğini anlamadım. Ekim ayında Hindistan’daydım 12 gün kadar. Sonrasında da işler öyle bir yoğunlaştı ki neye uğradığımı şaşırdım 🙂 neyse, yıl sonu ile birlikte düzene girdiğime göre Hindistan’ı anlatabilirim artık.

Çalıştığım şirket Earthwatch adlı organizasyon aracılığıyla her sene dünyanın değişik yerlerinde yapılan bir sosyal sorumluluk çalışmasına destek veriyor. Geçtiğimiz yıllarda Yunanistan’da yunuslar üzerine bir araştırma olmuştu mesela.. Bu senenin şanslı projeleri Amerika kıtası çalışanları için Brezilya’da bir çalışma, diğer kıtalardaki çalışanlar içinse “Hindistan Himalayalarında Arı ve Kelebekler” projesiydi.

 

HİNDİSTAN HAZIRLIKLARI yazısına devam et

ÇANAKKALE – GÖKÇEADA BİSİKLET TURU

İstanbul’dayken tatilden 1 ay önce tüm planları ve rezervasyonları yapmış olurdum. Nerede ne tadılacak hepsini çalışırdım. İzmir’e taşındığımızdan beri tatillerde bir miskinlik hakim olmaya başladı bizde. Son bir kaç bayram tatilinde son güne kadar ne yapacağımıza karar veremedik bir türlü. Bir yandan da tabi konaklayacak yer bulamazsak çadırımızda kalabileceğimiz için de rahat davrandık. Gökçeada mı, Bozcaada mı, İzmir mi bilemedik bir süre.

Bu bayramda da aynısı oldu…

Önce Cumartesi günü Urla civarında 40 km.lik bir bisiklet turu yaptık.

Pazar günü Tour de France’ın finalini izledik. Hatta öncesinde de ilk defa yapılan kadınlar yarışı Le Course’u izledik. Tabi ki de Marianne Vos kazandı.

Pazartesi bisikletleri ve deniz malzemelerini arabaya yükleyip Balıkesir’e bayram kahvaltısına gittik. Sonra da bir değişiklik yapıp Çan üzerinden Çanakkale’ye gidelim dedik. Balya civarında bisiklete de uygun olabilecek çok güzel yollar var. Çam ağaçlarının içerisinden uzun bir süre gidiliyor. İleride denenebilir.

Planımız Eceabat’ta kalıp sabah Şehitlik turu yapmaktı. 3-5 pansiyona uğradık. Her yer dolmuş. Kabatepe’de bir çadır kampı olduğunu söylediler. Oraya gittik. Gece çadırımızda kalıp Salı sabahı Şehitlik turuna çıktık. Hem çadırda zaten erken kalktığımız için hem de güneşten kaçabilmek adına yine sabah 05:30’da kalktık. Bu sefer çadırı da toplamamız gerektiği için biraz geç kaldık. Yine de yola çıktığımızda güneş yeni doğuyordu. Güzel fotoğraflar çekme şansımız oldu.

Bayramın 2. günü şehitlikler çok kalabalık olurmuş. O yüzden mümkün olan en trafiksiz yönde dönelim dedik. Önce Kabatepe’den Eceabat’a geçip oradan Abide’ye doğru gittik. 73 km’lik, yaklaşık 900 mt tırmanışlı muhteşem bir tur oldu. Türkiye sınırları içerisinde yaptığım en güzel bisiklet turuydu sanırım. Yol kalitesi ve manzara oldukça iyiydi. Bir de trafik sorunu da yaşamadık. Bol bol tırmanıp indik ama bana da antreman oldu. Çok çok çok eğlendim. Kesinlikle tavsiye ediyorum. 70. km ve o kadar tırmanışın sonunda ben tükendim kampa döndüm. Murat Conkbayırı’na doğru da gitti. İyi ki onu takip etmemişim sırf tırmanmış..

Bu turun kaydı da işte burada.

Yolda bizi gören bir amcadan “aferin” de kaptık Abide’ye varınca.. Bizi Namazgah Tabyası’nda görmüş, sonra Abide’de görünce o kadar hızlı varmamıza şaşırdı.

Solda güneş yükseliyordu güneye giderken…

ÇANAKKALE – GÖKÇEADA BİSİKLET TURU yazısına devam et

Hayallerimizin Peşinde…