Filipinler enteresan bir ülke. İspanyol ve Amerika sömürgesi olmuş farklı dönemlerde. Bu sebeple hem Latin etkileri hem de Amerika etkisi hissediliyor. İnsanları kıpır kıpır, şarkı söylemek, şakalaşmak, çılgınlık onlarda 🙂 Bir yandan da Amerikan kültüründen gelen basketbol sevgisi ve fast food var. Yemekler genelde ya kızartma ya da fast food. Bu yüzden Filipinler sağlıklı yemek arayan düşük bütçeli gezginler için zorlu bir rota olabilir.
Basketbol ise şaşırtıcı derecede yaygın. Her yerde bir pota, her yerde basketbol oynayan gençler görmek mümkün.

Amerikan sömürgesi olmaları İngilizce konusunda baya işe yaramış. Hemen hemen herkes az da olsa İngilizce konuşuyor. Baya güzel aksanlı şakır şakır konuşanlar da az değil. Bu da Filipinler’de seyahati çoook kolaylaştırıyor. Filipinler’de farklı adalarda farklı diller konuşuluyor. En yaygın olanları Tagalog ve Cebuana. Tagalog komik bir dil. Dilin komiği olur mu demeyin. İçinde baya bir İngilizce barındırıyor bu dil. Film izlerken veya yan masada oturanların konuşmalarına kulak kabarttığınızda İngilizce başladıkları cümleleri Tagalog devam ettirdiklerine tanık oluyorsunuz. Cümlelerin yarısı İngilizce yarısı Tagalog oluyor. Cebuana ise daha çok İspanyolca kelimeler içeren bir dil.
Şehirler arası ulaşım otobüsle, tekneyle veya uçakla yapılıyor. Otobüs ve teknelerde koltuk aralıkları o kadar dar ki biz baya acı çektik. İşin enteresan tarafı Filipinliler de öyle minyon insanlar değil. Adalar arasında tekne ile geçiş mümkün olsa da uçakla 1 saatte gidebilecekken tekneyi seçerseniz 1,5-2 gününüzü ayırmanız gerekebiliyor. Çok ucuza uçak bileti bulmak mümkün. Özellikle Filipinler seyahati düşünenlerin Cebu Pacific‘in sayfasına göz atmasını öneririm.
